SİVEREK İSLAMİ STK’LARI OLARAK SİYONİST İSRAİL’İ PROTESTO ETTİK.

0

STK’ lar adına basın açıklamasını Hacı HATİPOĞLU hocamız okudu.

DSC_0087DSC_0112DSC_0042

 

 Değerli Siverekli kardeşlerim

Sizler ve bütün insanlık bilmelidir ki bu bölgede akan bütün kanın, bütün iç savaşların ve bütün terör olaylarının arkasında doğrudan ya da dolaylı olarak İsrail terör örgütü vardır. Siyonist İsrail yönetimi bütün İslam ülkelerini ve bütün dünyayı ateşe vermekten kaçınmayacak kadar sapkın bir inanca sahiptir. İsrail terör örgütü kurulduğundan beri izlediği politika asla değişmemiştir.

Bugün başta Filistin olmak üzere; Suriye’de, ırak ta, Mısır’da, Yemende, Doğu Türkistan’da, Arakan’da zalimlere karşı İslami kimlikleriyle onurla mücadele eden Müslüman kardeşlerimize direnişlerinde yalnız olmadıklarını ve “Müslümanlar ancak kardeştirler” ayetini ete kemiğe büründürdüğümüzü haykırmak için toplandık.

Terör örgütü İsrail’in yaklaşık bir haftadır Mescid-i Aksa ile ilgili kışkırtmaya yönelik yaklaşımlarının Filistin’de kan dökmeye yönelik bir çaba olduğu aşikârdır. İsrail küstahça tüm kutsal değerlerimize saldırarak Filistinli Müslümanları çileden çıkarmaktadır. israil terör şebekesi Mescidi aksanın içindeki Müslümanları tartakladılar. Dışarıda olayları protesto eden Müslümanların üzerine ses bombası, gaz bombası ve plastik mermi ile saldırdılar. Çıkan çatışmada birçok kardeşimiz yaralandı ve bazıları şehit edildi.

Terör örgütü İsrail’in ve aynı örgütün silahlı unsurlarının bu çirkeflileri kabul edilebilir değildir.

Her zaman olduğu gibi, vicdanları körelmiş Batı Dünyası yine bizi yanıltmayarak sessizliğini korumuştur.

İsrail sadece Müslümanlar için değil, insanlıktan nasibini almış herkes için bir beladır. Bu belanın ortaya çıkmasının arkasındaki sapkın düşünce olan Siyonizm tüm insanlık için her zaman problem üretmektedir.

Siyonist İsrail’in bu küstahça davranışlarının kaynağı Batı’dan aldığı cesarettir. Birleşmiş Milletler, NATO, ABD, Avrupa Birliği ve İslam ülkelerindeki işbirlikçileri İsrail’in her sapkınlığına el altından ya da açıktan destek olmaktadırlar.

İslam coğrafyasının parçalanmışlığı, Müslümanların sessizliği, Müslüman halkların başındaki liderlerin İslam ülkelerinde yapılanlara kayıtsız kalması İsrail’i cesaretlendirmektedir.

Terör örgütü İsrail var olduğu müddetçe bu coğrafyanın barış ve huzura kavuşması mümkün değildir. Bölgedeki etnik kavgaların ve de tüm terör olaylarının kışkırtıcısı İsrail’dir.

İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’nın işgali kabul edilemez.

İsra ve Mirac’ın şehri Kudüs’ün işgali kabul edilemez.

Etrafı bereketlendirilmiş ve mübarek kılınmış Filistin topraklarının işgali kabul edilemez.

Cihad yurdu Kudüs un işgali kabul edilemez

İstanbul un Diyarbakır’ın Ankara’nın Kayseri’nin savunma hattı KUDÜS’tür. Kudüs düşerse ANADOLU’dadüşer bunu böyle bin ey kardeşlerim.

Müslüman Müslüman’ın Kardeşidir! Kardeşlerimize ve İslam’ a yapılan zulme Hep birlikte bütün Müslümanlar olarak karşı çıkmak bizim görevimizdir.

Kudüs’ e 1948 den beri yapılan işgaller bir yurda değil, bizatihi İslam a karşı yapılan bir saldırıdır. Artık öyle bir boyut almıştır ki ilk kıblemiz de ezan-ı Muhammediye’yi yasaklayacak kadar alçaklaşmışlardır. Bunlara karşı durmak namus borcu olmuştur.

Bölgeye barış ve huzurun gelmesinin tek yolu Kudüs’ün tekrar Müslümanlarca idare olunmasından geçmektedir. Hazreti Davut’un Kudüs’e hâkimiyeti insanlığa saadet getirmiştir. Hazreti Süleyman’ın Kudüs’e hâkimiyeti insanlığa huzur getirmiştir. Hazreti Ömer Kudüs’ü fethetmiş ve oradaki tüm insanların can ve mal emniyeti sağlamış, bölgeye huzur ve saadet getirmiştir. Selahaddin Eyyub-i Kudüs’ü yeniden fethetmiş ve aynı şekilde oradaki tüm insanların her türlü hakkını teminat altına almıştır.

Oysa aynı Kudüs Haçlı ordularınca işgal edildiğinde Sapkın Hıristiyanlar şehirde Müslüman ve Yahudi katliamı yapmışlardır. Aynı şekilde Kudüs Siyonist Yahudilerin eline geçtiğinde ise onlarda Müslüman ve Hıristiyan katliamı yapmışlardır.

Sapmış ve Allah’ın gazabına uğrayanlarla beraber yürümenin insanlığa bir faydası yoktur.

Bu gün burada yaptığımız bu açıklama ile tüm dünyaya Kudüs’ün sahipsiz olmadığını beyan etmiş oluyoruz.

Bu gün burada yaptığımız bu açıklama ile terör örgütü İsrail’e “çok yakında nasıl bir inkılâba uğrayıp devrileceğini” bir kez daha haykırmış oluyoruz.

Terör örgütü İsrail’in Kudüs’ten ve işgal ettiği topraklardan sökülüp atılacağı günler çok yakındır.

İnanıyoruz ve diyoruz ki “Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.” Bütün dünya Müslümanları şunu artık anlamalıdır ki; İslam ümmetinin huzuru ve kurtuluşu ancak birlik ve beraberlikte yani kardeşlik ve vahdettedir. Zaman, ümmetin dünyanın her tarafında çektiği çile ve ıstıraba “Artık yeter!” demek için haykırma zamanı. Zaman, Haçlı ve Siyonist zihniyetinin dünyalık menfaatleri için Müslümanlara çektirdiğine yeter demenin zamanı. Bütün İslam dünyası bu gerçeği artık görmelidir.

Filistin’deki Müslüman amcalarımız, teyzelerimiz, kardeşlerimiz bilsinler ki duamızla ve gönlümüzle sonuna kadar onların yanındayız. Allah’ın izniyle bütün bu zulümler bitecektir. İşgalci İsrail bir gün perişan olacaktır.

Konuşmamı Al-i İmran Suresi 12. Ayeti Kerime ile bitiriyorum. “De ki: Ey kâfirler, yenileceksiniz! Ve toplanıp cehennemin dibine sürüleceksiniz!”

Comments are closed.