SİVEREK-DER HALEP İÇİN YARDIM SEFERBERLİĞİ

0

Şanlıurfa’nın Siverek İlçesinde Siverek Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Siverek-Der) tarafından   Halep’e temel ihtiyaçların olduğu 3 TIR yardım gönderildi.

 

Halep’te yaşanan yoğun bombardman ve çatışmaların ardından kurtarılan sivillerin tahliyesi yapılırken ortaya çıkan insani dram tüm Türkiye’yi harekete geçirdi.

Siverek’te faaliyetlerini sürdüren Siverek-Der üyeleri ilçenin çeşitli noktalarında başlattıkları yardım noktalarına vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken gelen bağışlar sonunda 56 ton un, 1265 battaniye, 90 torba muhtelif gıda ve 35 teneke yağ ihtiyaç maddesi Halep’e uğurlandı.

DSC_0113

Eski Siverek otogarında gerçekleştirilen uğurlama töreninde Siverek-Der adına basın açıklaması Dernek yönetim kurulu üyesi Hacı Hatipoğlu tarafından gerçekleştirildi. Yapılan açıklamada; “Siverek-Der olarak, yüz yılı aşkındır bölgemizde yaşanan acının sona ermesi, akan gözyaşının dinmesi, annelerin feryadının son bulması, yetim, yoksul ve ezilmiş insanımızın umudu olmayı bir ilke edindik. Yaptığımız ve yapacağımız yardım faaliyetlerinde mağdura kimliğini, mazluma dinini sormamayı ilke edinerek özgür bir dünyanın tesisi için adaletin ve insanca yaşamın gerçekleşmesini hedefleyerek yola çıktık.Geçmişte yaptıklarımız bunun ispatıdır” diyen Hatipoğlu sözlerine şöyle devam etti.
“Özgürlüğün esaret, adaletin zulümle sıkça yer değiştirdiği dünyamızda bu sorumluluğun mutlaka yerine getirilmesi gerekirdi. Siverek-Der olarak diğer kardeş dernek ve vakıflarla beraber bu sorumluluğu yerine getirmek ve umudu canlı tutmak için çalışmalarımızı bundan sonra siz değerli Siverekli kardeşlerimizin katkılarıyla yoğunlaştırarak devam ettireceğiz.

Mart 2011’de başlayan ve binlerce çocuğun yetim, milyonlarca insanın aç ve evsiz kalmasına neden olan Suriye’deki Esad-İran-Rusya, ABD ve Bileşenlerinin katliamı, hız kesmeden devam ediyor. Her gün ülkenin farklı bölgelerinde çoğunluğunu çocuk ve kadınların oluşturduğu yüzlerce masum insan hayatını kaybediyor. Tüm dünya bu katliamlar karşısında üç maymunu oynuyor.

Mazlum ve mağdur Suriyeli kardeşlerimize yardım etmek için yola çıktık. Bu yolda azimliyiz. Toplumumuzun, duyarlı insanlarımızın yardımlarıyla alan el veren el arasında köprü oluşturuyoruz. Yüce Allah’tan mali, insani ve manevi olarak katkıda tüm kardeşlerimizin hayırlarını kabul etmesini diliyoruz.

Değerli kardeşlerim!

İran’ın Lübnan, Afganistan ve Pakistan gibi ülkelerden örgütleyip getirdiği çetelerin Irak ve Suriye’de oluşturduğu kan denizinin içinde boğulan mazlumlar yüz binlerle ifade ediliyor. Şehirleri başına yıkılanlar, evini barkını geride bırakıp mülteci konumuna düşenler, yetimler ve dullar, yaralılar ve travma geçirenler milyonlarla ifade ediliyor.

İran’ın Suriye’de Rusya’yla, Irak’ta Amerika’yla organize ettiği işgal ve katliamları, hayalci bir vahdetle, gerçekleşmesi imkânsız bir kardeşlikle aşacağımıza inanmamızı istiyorlar.

Hiç tarihin derinliklerine ve uzaklara gitmeye gerek yok, geçen hafta Tahran’da İran devleti tarafından 30.sıdüzenlenen İslami Vahdet konferansına bakarsak özlenen ve dayatılan şartları net olarak görebiliriz. İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin konuşmasına kulak verelim. Ruhani; Irak, Suriye, Yemen ve Afganistan’da İran olarak bölge ülkeleriyle terörizme karşı etkin bir mücadele verdiklerini ve başarılar elde ettiklerini ifade ediyor.

Vahdet namazını katil Beşşar Esed’in Başmüftüsü Bel’am Ahmet Hassun kıldırıyor. Haasun, Suriye’nin tüm bölgelerinde ama özellikle Halep’te muhalefeti bitirmek üzere şehirlerin haritadan silinmesi yolunda fetva veren isimdir.

Bizler, Esed kırmızı çizgimizdir, asla vazgeçmeyiz diyenlerle bu duruşlarını değiştirmedikleri müddetçe asla kardeş değiliz! Olamayız ve olmayacağız!”

Katliam ve işgal denilince akla artık İran gelmektedir. Bu haliyle İran artık, ABD ve Rusya kadar “Emperyalist” bir devlettir. ABD ve Rusya kadar katildir ve Esed kadar zalimdir.

Halep ne ise SİVEREK,Şanlıurfa,Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve Kayseri de odur. Hepsi için can veririz, mal veririz, baş veririz ama şehirlerimizi ve İslami Kimliğimizi asla teslim etmeyiz.

İstanbul’da, Kayseri’de patlayan bombalarla Halep’te patlayanlar aynı şer odakları tarafından tezgahlanmış olup farklı taşeronlar kullanılmıştır..

Buradan haykırıyoruz;Bu haykırışı daha önce Halep’te Nureddin Zengi yapmıştı, Şam’da da Selahaddin Eyyubi yapmıştı. Bu haykırış zulme karşı tarihi bir duruştur.

Bütün dünya Müslümanlarının Her gece yatarken Suriye’yi, Filistin’i, Myanmar’ı, Arakan’ı, Yemen’i, Mısır’ı ve daha isimlerini saymadığımız diğer İslam beldelerini düşünmesi gerekir. Bizler de halklar olarak, STK’lar olarak, devlet olarak, siyasi partiler olarak mazlum ve mağdur insanların yanında zalimlerin karşısında olmalıyız.” denildi:

 

Yapılan basın açıklamasının ardından gerçekleştirilen dualarla 3 TIR dolusu insani yardım Halep’e gönderildi.

 

 

20161225_155121DSC_0088

Comments are closed.